DuyurularKent Enstitüleri'nin 4. Yaşında Türkiye'nin 40 Yıllık Seyri: Kentleşme...

Kent Enstitüleri’nin 4. Yaşında Türkiye’nin 40 Yıllık Seyri: Kentleşme ve Dönüşüm

Türkiye son kırk yılda sosyal, politik ve ekonomik yönleri olan büyük bir dönüşüm geçirdi. Kimi toplum kuramları bu türden dönüşümleri doğal olaylar gibi görmeye ve göstermeye, böylece bunların sonunda ortaya çıkan iktidar ilişkilerini, sömürü ve tahakküm biçimlerini, toplumsal ilişkilerinin tüm hücrelerini metalaştıran doğasını da normalleştirmeye eğilimlidir. Böyle yapınca bu türden eşitlik ve özgürlük sorunları yaratan toplumsal ilişki biçimleri gizlenirken, bunların ancak en aşırı sonuçları bir toplumsal anomali gibi gösterilip bunların da kimi reformlar yoluyla “tedavisine” dönük politika önerileri geçer akçe olur. Böyle politika demetlerinden bahsedenler kanaat önderi haline gelir. Kent Enstitüleri böyle bir anlayışı reddediyor. Bu dönüşümü tarihsel bütünselliği içinde kavramayı, böylelikle onun eşitlik ve özgürlük sorunları yaratan, toplumsal ilişki biçimlerini sürekli metalaştıran, kimi toplum kesimlerini çeşitli haklardan dışlayan, insan uygarlığını doğal çevresiyle karşıtlık içinde konumlandıran tüm sonuçlarıyla cepheden bir mücadelenin kuramsal teçhizatının ortaya konmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.

Kapitalist devletler yönettikleri toplumları sermaye birikim sürecinin küresel gereklilikleri doğrultusunda dönüştürür. Özellikle Türkiye gibi emperyalist merkezle uyum içinde olmayı amentüsü bellemiş bir ülkede özellikle NATO üyeliği sonrası yaşanan tüm politik, toplumsal ve iktisadi dönüşümleri bu bağlamda değerlendirmek gerekir. Ellilerin ortasından itibaren emperyalist merkezin sermaye malı ihracı yönelimi doğrultusunda ithal ikameci bir politikayı benimseyen egemen sınıf, 27 Mayıs sonrasında devleti de buna göre şekillendirmiştir. Sanayileşme, kentleşme gibi olguları, demokratik özgürlükler ve yurttaş hakları etrafındaki tartışmaları atmışlı, yetmişli hatta seksenli yıllarda ancak bu bağlamda anlayabiliriz. Tabii ki seksenler bir dönüşüm ve ideolojik mücadelenin de yaşandığı bir dönemdir zira emperyalist merkez bu dönemde neoliberal küreselleşme doğrultusunda üretim ve tüketim süreçlerini, ulusal değil küresel planda yeniden düzenlemek yönelimini benimsemiştir. Türkiye bu dönüşümün iktisadi ve toplumsal sonuçlarını doksanlar boyunca, siyasi sonuçlarını ise esas olarak 2002’den itibaren yaşamaktadır.

Tüm bu dönüşüm son yirmi yılda Türkiye’yi, bütünüyle kentli, küresel tedarik zincirleriyle Anadolu’dan Trakya’ya neredeyse tüm kentsel coğrafyasında iç içe geçmiş, nüfusu büyük ölçüde proleterleşmiş, tarım sektörünü önemli ölçüde tasfiye etmiş, kalanı da bütünüyle piyasalaşmış bir ülke haline getirmiştir. Ücretli emekle geçinen bu kentli nüfus çarpık kentleşmenin yarattığı kanserli hücrelere benzeyen şehirlerde yaşıyor bugün. Bu durumun yarattığı türlü iktisadi sorunlar, toplumsal dışlanma ve bunların yarattığı bireysel yabancılaşma insanlarımızı pençesine almış durumdadır. Kent Enstitüleri bu maddi gerçekliğin tüm veçhelerine dair, hem bu durumun bilince çıkması, hem bu toplumsal sorunların kamuoyunda doğru bir biçimde tartışılması, hem de olası çözümlerin devrimci bir toplumsal kurtuluş perspektifiyle gündeme getirilmesi hedefiyle inceleme ve araştırma çalışmaları yürütüyor. 4. yılımızı kutlarken “Kentleşme ve Dönüşüm” başlığıyla Türkiye’de akademinin, kültürel alanın ve siyasetin bahsettiğimiz maddi gerçeklik temelinde yaşadığı değişimi, bu değişimin ortaya çıkardığı sorun ve olanakları, Kent Enstitüleri’nin burada inşa etmeye çalıştığı konumunu konuşacağız

4. yıl etkinliğimize herkes davetlidir.

Mülkiyeliler Birliği Genel Başkanı İlker Akçasoy ile “Her Yere Üniversite Programı” ve Nitelikli Eğitim

İstanbul Üniversitesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Dr. Öğretim Üyesi M. Görkem Doğan ile Kırın Tasfiyesi, Kent Merkezleri ve Hinterland

Kent Enstitüleri Genel Başkanı Sena Çakır ile 4 Yıllık Bavul: Meram ve Deneyimler

26 Mart Cumartesi saat 16.00 Ankara Kent Enstitüleri

Adres: Meşrutiyet Mahallesi Konur Sokak No:57 Daire:7 Çankaya/ Ankara

Son eklenenler

LİMAN’A YANAŞMAK: Deniz ticareti altyapı ağı olarak 19.yüzyıldaki deniz feneri inşaat hareketleri (Esra Nalbant-Binghamton Üniversitesi, Altyapı Tarihi)

Grundrisse'de Marx, "sermayenin dolaşımı aynı zamanda onun oluşumu, büyümesi açısından yaşamsal sürecidir" diyor. Bu dolaşım, ürünün bir dağıtım sistemi...

GERİ DÖNMEMEYE YEMİN ETTİLER: Osmanlı’da Transatlantik Göç ve Göçmen Veritabanı İnşasında Fotoğrafın Kullanımı (Hazal Özdemir – Northwestern Üniversitesi, Tarih Doktora Adayı)

1896-1908 arasında Osmanlı Ermenileri Amerika’da artan iş olanakları ve doğu vilayetlerindeki ekonomik sıkıntılar sebebiyle imparatorluktan ayrılırken II. Abdülhamid hükûmeti...

İSTANBUL’A AŞAĞIDAN VE UZAKTAN BAKMAK: Kentleşmenin Çeperi ve Altyapısı

Bu konuşma, on dokuzuncu yüzyılda Osmanlı imparatorluğu ölçeğinde modern, kozmopolit bir istisna mekânı olarak ortaya çıkan Pera’nın ekolojik ve...

Cinsiyetçilik erkekleri de öldürür (mü?) – Nil Karasu

Bu yıl Cannes’dan Altın Palmiye ödülüyle dönen Justin Triet imzalı “Bir Düşüşün Anatomisi” filmi üzerine bu yazı. İzlemeyenler için...

Felsefe ve sinema atölyelerimiz başlıyor

Adana Kent Enstitüleri bünyesinde daha önce gerçekleştirdiğimiz dört haftalık film gösterimi ve söyleşilerini geçen haftalarda bitirdik. Bu süre zarfında...

Film gösterimi ve söyleşilerimizin ilk dizisini bitirdik

Volkan Koyutürk’ün kolaylaştırıcılığında 8 haftada 4 film gösterimi ardından söyleşilerimizin ilk dizisini bitirdik. Yılmaz Güney'in yönetmenliğini yaptığı Umut filmi,...