AnkaraLİMAN'A YANAŞMAK: Deniz ticareti altyapı ağı olarak 19.yüzyıldaki deniz...

LİMAN’A YANAŞMAK: Deniz ticareti altyapı ağı olarak 19.yüzyıldaki deniz feneri inşaat hareketleri (Esra Nalbant-Binghamton Üniversitesi, Altyapı Tarihi)

Grundrisse’de Marx, “sermayenin dolaşımı aynı zamanda onun oluşumu, büyümesi açısından yaşamsal sürecidir” diyor. Bu dolaşım, ürünün bir dağıtım sistemi içerisinde pazarlanmasını içerir. Taşıma süresi ve sıklığı bunun hayati bir parçası olarak yer alır. Bu süreç, 19. yüzyılda buharlı gemiler sayesinde dönüşüme uğradı ve bu dolaşım döngüsü hızlandı. Sonuç olarak okyanus ve deniz mekânında mekân zaman sıkışması gerçekleşti ve böylece küresel deniz ticareti pazarında önemli bir kâr vaadiyle sermaye dolaşımı yoğunlaştı. Aynı zamanda sahil güvenliği altyapısı ihtiyacı da artmış oldu. Bu altyapı dalgakıran ve modern liman yapılarının yanısıra deniz fenerlerini de içerir. Deniz fenerleri gece yolculukları sırasında kazaları önlemek için elzemdir. Deniz kazaları sermaye dolaşımını geciktiren bir faktör ve okyanus mekanına has aşılması gereken bir limit olarak algılanır. Buna tepki olarak sermaye, deniz fenerlerini okyanus alanının mekansal engellerini aşmayı amaçlayan bir kıyı güvenliği altyapısı olarak ele alır. Bu konuşmada, Osmanlı bağlamında 19. yüzyılda düzeni sağlama ve okyanus alanının sınırlarını aşma aracı olarak ortaya çıkan bir navigasyon aracı ve bir tür kıyı güvenliği altyapısı olan deniz fenerlerine odaklanılacak. Bu odak deniz fenerlerinin fiziksel inşaat sürecini, yayıldığı coğrafyanın örüntülerini ve inşaat sürecini yöneten sermaye sahiplerinin kurduğu sosyal ağları içeriyor. 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nda deniz fenerlerinin inşası sadece fiziksel yapılarla ilgili değildi, aynı zamanda daha geniş mekansal temsilleri ve insani bağlantıları da kapsıyordu. Süveyş projesini denetleyen kişi Ferdinand de Lesseps, kişisel bağlantıların kurulmasında çok önemli bir rol oynadı. 1860’tan cumhuriyetin ilk yıllarına kadar Osmanlı İmparatorluğu’nda deniz feneri inşaatı imtiyaz haklarını elinde bulunduran Michel ve Collas Şirketi’nin kurucuları Marius Michel ve Bernard Camille Collas’ı Ferdinand de Lesseps tanıştırdı. Daha sonra Mişel Paşa olarak anılacak olan Michel, 1899 yılında Galata ve Karaköy rıhtımlarının inşasını üstlenen şirketin sahibidir.

Yayınımızı Youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz.

Son eklenenler

GERİ DÖNMEMEYE YEMİN ETTİLER: Osmanlı’da Transatlantik Göç ve Göçmen Veritabanı İnşasında Fotoğrafın Kullanımı (Hazal Özdemir – Northwestern Üniversitesi, Tarih Doktora Adayı)

1896-1908 arasında Osmanlı Ermenileri Amerika’da artan iş olanakları ve doğu vilayetlerindeki ekonomik sıkıntılar sebebiyle imparatorluktan ayrılırken II. Abdülhamid hükûmeti...

İSTANBUL’A AŞAĞIDAN VE UZAKTAN BAKMAK: Kentleşmenin Çeperi ve Altyapısı

Bu konuşma, on dokuzuncu yüzyılda Osmanlı imparatorluğu ölçeğinde modern, kozmopolit bir istisna mekânı olarak ortaya çıkan Pera’nın ekolojik ve...

Cinsiyetçilik erkekleri de öldürür (mü?) – Nil Karasu

Bu yıl Cannes’dan Altın Palmiye ödülüyle dönen Justin Triet imzalı “Bir Düşüşün Anatomisi” filmi üzerine bu yazı. İzlemeyenler için...

Felsefe ve sinema atölyelerimiz başlıyor

Adana Kent Enstitüleri bünyesinde daha önce gerçekleştirdiğimiz dört haftalık film gösterimi ve söyleşilerini geçen haftalarda bitirdik. Bu süre zarfında...

Film gösterimi ve söyleşilerimizin ilk dizisini bitirdik

Volkan Koyutürk’ün kolaylaştırıcılığında 8 haftada 4 film gösterimi ardından söyleşilerimizin ilk dizisini bitirdik. Yılmaz Güney'in yönetmenliğini yaptığı Umut filmi,...

İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e Ankara  

4 haftalık seminer dizisinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara’nın 1892 yılında demiryolu ile İstanbul’a bağlanmasından başlayarak, Cumhuriyet’in ilanına kadar geçen...